Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İstiklal Marşı’nın 105. Yılında Anlamlı Mesajlar ve Bölgesel

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Topraklarımıza göz diken olursa 'hodri meydan' demekten çekinmeyiz

TBMM Grup Toplantısı’nda Gündem: İstiklal Ruhu, Bölgesel Gerilimler ve Dijital Güvenlik

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümünü idrak edeceklerini hatırlatarak başlayan Erdoğan, milli marşın yazıldığı tarihi atmosferi aktardı. O dönemin Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey’in, “‘O günlerde cepheler arka arkaya çökmekteydi. Eskişehir’in sükutu hatta Ankara’nın istilası gün meselesiydi. Hükümetin Sivas’a kadar çekilme hesabı vardı. Ordu her an Sakarya gerisine çekilmek üzereydi. Askerlerimizin maneviyatı son derecede sarsılmıştı’.” sözlerini hatırlattı. Mehmet Akif Ersoy’un bu zorlu şartlarda kaleme aldığı eserin, 12 Mart 1921’de Meclis’te coşkuyla milli marş olarak kabul edildiğini vurguladı.

Erdoğan, İstiklal Marşı’nın sadece bir metin değil, milletin bağımsızlık beyannamesi olduğunu ifade etti. Gazi Mustafa Kemal’in, marşın kabul edildiği günlerdeki duygularını şu sözlerle aktardığını kaydetti: ‘Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır. İstiklal Marşı’nda davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. En beğendiğim yeri şu mısralardır. Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet. Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal. Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır. Bu demektir ki, efendiler Türk’ün hürriyetine dokunulamaz’. Erdoğan, “Korkma” diye başlayan marşın ruhuna atıfta bulunarak, “Evet, millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız” dedi. Mehmet Akif’in, “O şiir bir daha yazılmaz, onu kimse yazamaz… O milletin malıdır” sözlerini anımsatarak, Allah’ın bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmayacağı temennisinde bulundu.

Konuşmasında son dönemdeki tartışmalara da değinen Cumhurbaşkanı, devletin kurucu değerlerine yönelik saldırılarda bulunanlara İstiklal Marşı’nı, özellikle “Ruhumun senden ilahi şudur ancak emeli, değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli” mısralarını tekrar tekrar okumalarını tavsiye etti. Türk milletinin mayasının ezan, Kur’an, şehadet, bayrak ve hürriyet olduğunu vurguladı. Nurettin Topçu’nun “Türk’ün Müslümanlıktan ayrılmayacağını bize Akif öğretti” tespitini ve Necip Fazıl’ın “İçi alev alev Müslüman, dışı pırıl pırıl Türk” ifadesini hatırlatan Erdoğan, “Kimse kusura bakmasın… Biz aslımıza da ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz” diye konuştu.

Bölgesel konulara da değinen Erdoğan, İran’a yönelik saldırıların bölgeyi ve küresel ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirtti. “Şimdiden sadece savaşın bizzat içindeki ülkeler değil, bütün dünya bu çatışmaların faturasını ödemeye hazırlanıyor” ifadesini kullandı. Türkiye’nin taraflarla yaptığı yoğun diplomatik temaslarla silahların susması ve diplomasiye dönülmesi için çaba gösterdiğini açıkladı. Irk, mezhep, din ayrımlarını kesinlikle reddettiklerini vurgulayarak, “Bizim ‘Sünnilik, Şiilik’ gibi bir dinimiz yok. Bizim tek bir dinimiz var, o da İslam” dedi. Sosyal medyada körüklenmek istenen mezhepçi tartışmalara karşı uyarıda bulundu.

Konuşmasının son bölümünde dijital dünyanın risklerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, çocukların ekran başında geçirdiği sürelerle ilgili çarpıcı veriler paylaştı. Çocukları şiddet ve istismar gibi içeriklerden korumak amacıyla hazırlanan ve sosyal medya platformlarına yaş doğrulama zorunluluğu getiren yasa teklifini Meclis’e sunduklarını hatırlattı. Son olarak emeklilere müjde veren Erdoğan, bayram ikramiyelerinin yanı sıra bu ayki maaş ödemelerinin de 14 Mart’tan itibaren öne alınarak yapılacağını duyurdu. Toplantının ardından bir gazetecinin İran ile ilgili sorusuna ise “İnşallah” yanıtını verdi.