Aspendos Antik Kenti’nde Geleceğe Miras Projesi ile Tarihi Yapılar Gün

Serikli güreşçilerin ataları Aspendoslu Romalılar mı

3D Tarama ile Antik Kentin Sırları Keşfedildi

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras” projesi kapsamında Antalya’nın sembol yapılarından Aspendos Antik Tiyatrosu’nun çevresindeki şehir kalıntılarını ortaya çıkarma çalışmaları hız kazandı. 2024 yılından itibaren kazı ekibinin genişletilmesiyle çalışmalar yoğunlaştırıldı. Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bilgin liderliğinde yürütülen kazılarda, ilk etapta şehrin tamamı 3D teknolojisiyle tarandı. Yaklaşık yedi bin fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturulan bu tarama sayesinde, geç antik çağ mahallesinden hamama, gymnasium kompleksinden Meclis binasına kadar daha önce keşfedilmemiş birçok önemli yapı tespit edildi. Taramaların tamamlanmasının ardından belirlenen bu hedeflerin kazı çalışmalarına başlandı.

Havuzlu Roma Villası ve 2 Bin Yıllık Fırın Gün Işığına Kavuştu

Pamukkale Üniversitesi’nden Kazı Başkan Yardımcısı Arkeolog Hüseyin Tolga Candur ile Aspendos Antik Kenti’nde bir araya gelindi. Tarihi kenti birlikte gezen Candur, yapılan çalışmalar hakkında önemli bilgiler verdi. Candur, “Son iki yıldaki kazılarla üç katlı bir Roma villası ortaya çıkardık. 2024’ün Aralık ayında açtığımız bu yapı, bize buradaki yaşam tarzı hakkında veriler sunuyor. Villanın cadde seviyesinde bir girişi var, ardından merdivenle büyük bir havuza çıkılıyor. Burası bir atrium (iç avlu). Ardından Romalıların sempozyum adını verdiği, yemek yedikleri, içtikleri ve misafir ağırladıkları geniş bir salon yer alıyor. Villanın büyük salonunun hemen arkasında mutfak ve banyo bulunuyor. İleride ise bir havuzlu atrium daha yer alıyor. Kompleksin tamamı villaya ait.” dedi.

Candur, sözlerine şöyle devam etti: “Bu villada ‘Pompei Kırmızısı’ olarak bilinen özel bir fresk kullanılmış. Havuzun içi tamamen bu freskle kaplı. Ayrıca 17 metre uzunluğunda bir mozaiğimiz var. Villanın, bölgenin zengin bir sporcusuna ait olduğu düşünülüyor. Bulduğumuz bir grafiti yazıtı da bunu doğruluyor. Yakında bu yazıtın bilimsel yayınını yapacağız. Aspendos’un sporcuları zaten tarih boyunca ünlü olmuş. Kentin klasik dönem sikkelerinde güreşen sporcu figürlerine rastlıyoruz. Yaklaşık iki yüzyıl boyunca bu güreşçi sikkeleri kullanılmış. Günümüzde de Antalya’nın Serik bölgesinden yağlı güreşlerde şampiyon güreşçiler çıkıyor ve Serik’te yağlı güreş müsabakaları düzenleniyor. Biz de Aspendos’un güreş geleneğinin iki bin yıldır sürdüğünü ve bir kültür sürekliliği olduğunu düşünüyoruz.”

4 Bin Yarasalı Bazilika ve 1800 Yıllık Aktif Sarnıç

Kazı Başkan Yardımcısı Arkeolog Candur’un paylaştığı diğer yeni buluntular arasında dikkat çekici detaylar yer alıyor. Bazilikanın altının büyük tonozlarla kaplı olduğunu belirten Candur, “Biyolog hocamız geldiğinde burada 4 binden fazla yarasa olduğunu söyledi. Buranın Türkiye’deki en büyük meyve yarasası popülasyonuna ev sahipliği yaptığı tahmin ediliyor. Yarasaların kan tahlilleri yapıldı ve hiçbir hastalık taşımadıkları tespit edildi.” ifadelerini kullandı. Ayrıca iki bin yıllık bir ekmek fırını bulduklarını ve yanında bir dükkan olduğunu aktaran Candur, fırının altında “cehennemlik” denilen odun atma bölümü olduğunu, fırının restorana açıldığını ve iki metre kadar yola taştığını söyledi. Kentte yaklaşık 50 sarnıç tespit ettiklerini, bunlardan birinin 1800 yıllık olduğunu ve aktif olarak kullanıldığını, derinliğinin ise yaklaşık 5 metre olduğunu belirtti. Anadolu’da tavanından tabanına en sağlam anıtsal çeşme yapısına sahip olduklarını da vurguladı.

MS 262’deki Büyük Depremin İzleri ve Meclis Binası

Kazılar sırasında, kentte milattan sonra 262 yılında meydana gelen büyük bir depremin izleri de ortaya çıkarıldı. Kazı Başkan Yardımcısı Arkeolog Hüseyin Tolga Candur, “Milattan sonra 262 yılında, üçüncü yüzyıl depremi oldu. Tahmini verilere göre 7.5 ile 8 şiddeti arasında olduğu düşünülüyor. Depremin etkisiyle duvar hattı olduğu gibi yıkılmış ve zemin sıvılaşması olmuş. Zemin sıvılaşmasıyla bir çöküntü oluşmuş. Bu deprem izini koruyarak ziyaretçilere göstereceğiz. Duvarları kaldırmakla uğraşmamışlar, o dönemde düşen duvarları dondurup üzerine yeni bir taban yaparak kullanmaya devam etmişler. Bir kaya parçası caddeyi kullanılamaz hale getirmiş. Depremin izini fay kırığında da görüyoruz; fay kırığı önce kayayı yarmış, sonra duvarı oynatmış, ardından çeşme yapımızı yarmış.” dedi. Aspendos’taki forum yapısının kentin kalbi olan Meclis binası olduğunu belirten Candur, pazar, alışveriş ve festivallerin burada yapıldığını, dükkanların depolama birimlerini bulduklarını ancak kentin belli bir yerinde yangın çıktığını ve yangın hafriyatının buraya atıldığını, yanık tabakanın simsiyah olduğunu sözlerine ekledi.