Bingöllü Mahmut Han’ın Ameliyat Sonrası Ölümü Dava Konusu Oldu

Ameliyat sırasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti! Ailesi, hastane ve doktora tazminat davası açtı

Özel Hastanede Yapılan Ameliyatın Ardından Yaşamını Yitiren Hastanın Ailesi, Doktor ve Hastane Aleyhine Tazminat Davası Açtı

Genç ilçesine bağlı Büyükçağ köyünde 28 Ekim 2024’te attan düşen Mahmut Han, kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi sürecine alındı. İlk müdahale için Bingöl Devlet Hastanesi’ne götürülen Han, ardından Diyarbakır’daki Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne ve sonrasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Burada ameliyatın riskli bulunması üzerine aile, bir tanıdığın yönlendirmesiyle kentteki bir özel hastaneye başvurdu. İddiaya göre; burada yapılan görüşmede ameliyatın risksiz şekilde gerçekleştirilebileceği ifade edilerek 235 bin TL karşılığında anlaşma sağlandı. Mahmut Han, 4 Kasım 2024’te ameliyata alındı ancak operasyon sırasında damardaki bir pıhtının akciğere gitmesi sonucu nefesinin tıkandığı ve kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi. Ameliyat için önceden alınan ücretin ise aileye iade edildiği öğrenildi.

Yaşanan ölümün ardından Mahmut Han’ın ailesi, avukatları vasıtasıyla Diyarbakır 2’nci Tüketici Mahkemesi’nde hastane ve operasyonu gerçekleştiren profesör doktor aleyhine dava açtı. Davada, Han’ın eşi Saliha Han adına destekten yoksun kalma gerekçesiyle 150 bin TL maddi tazminat talep edildi. Ailenin avukatı Musa Koç, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Gerek özel hastane gerek ilgili profesör doktor hiçbir problem olmayacağını, daha önce de benzer operasyonlar gerçekleştirmiş olduklarını ifade ediyorlar. Ve onların verdikleri güvenle ücreti karşılığında aile ameliyatı kabul ediyor” ifadelerini kullandı. Koç, yaşanan ölümün sorumlularının ilgili hastane ve doktor olduğu kanaatinde olduklarını belirterek, “‘Taksirle ölüme sebebiyet verme’ ve ‘Muhtemel dolandırıcılık’ suçuna istinaden de hastane ve ilgili profesör doktor aleyhine ceza soruşturması başlatılması talebinde bulunduk” dedi.

Avukat Koç, sürecin ilerleyebilmesi için soruşturma izninin bir an önce çıkmasının kritik önem taşıdığını vurguladı. Koç, “Bizim için asıl ehemmiyet arz eden bir an evvel soruşturma izninin çıkmasıdır. Çünkü soruşturma izni çıkmadığı zaman cezai olarak sürecin ilerlemesini sağlayamıyoruz” şeklinde konuştu. Onam belgelerinin hukuki bir zemin oluşturduğunu ancak müstakil olarak imzalatılmadığını iddia eden Koç, “Dolayısıyla hastanenin müvekkillerin zaafını kullandığı, iradelerini sakatladığı kanaatindeyiz” dedi. Ameliyat öncesi alınan paranın ölüm sonrası iade edilmesini de eleştiren avukat, “Bu durum da hayatın olağan akışına aykırıdır” diyerek sözlerini tamamladı.