Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Türkiye, Savunma Sanayinde Bir Devrim Yaşadı

Savaşın bitmesi için çabalıyoruz

NATO Üyeliğinin Önemini Vurguladı, Bölgesel Gelişmeleri ve Ekonomik Direnci Değerlendirdi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CNN Türk’te yayınlanan Tarafsız Bölge programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayindeki dönüşümüne dikkat çekerek, “Türkiye, son 23 yılda savunma sanayinde bir değişim değil bir devrim yaşadı. Yerlilik oranı yüzde 20 civarındaydı, şimdi yüzde 80’in üzerinde” ifadelerini kullandı. NATO üyeliğinin önemine değinen Yılmaz, “Biz NATO ittifakının içinde olmasaydık bu füzeleri etkisiz hale getirebilecek gücümüz olacak mıydı?” sorusuna, “Biz NATO’nun bir üyesiyiz sonuçta. NATO kollektif güvenlik sağlamaya dönük bir teşkilat. Biz de onun bir parçasıyız” şeklinde yanıt verdi. İncirlik Üssü’nün statüsünü de açıklayan Yılmaz, “İncirlik, Türkiye’nin üssü aslında, ama orada NATO’dan farklı ülkelerden de askerler bulunabiliyor. Yoksa bizim kontrolümüz dışında bir varlık değil orası” dedi.

İran’dan gelen füze saldırılarına ilişkin soruya ise Yılmaz, Türkiye’nin ilkesel tutumunu vurguladı. “Türkiye, İran halkının yanında ve ilkesel bir tutum sergiliyor. İran’a yapılan saldırıları kabul edilemez bulduğunu net bir şekilde ifade ediyor” diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “İran’ın da dost, komşu ülkelere yaptığı saldırıları da kabul edilemez görüyor. Tabii ki kendisine dönük bu füze saldırıları hiçbir şekilde kabul edilemez.” Türkiye’nin karar alma süreçlerine de değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı, “Türkiye Cumhuriyeti gelenekleri olan bir devlet. Duygularla, ani reflekslerle karar veren bir devlet değil” ifadelerini kullandı.

Bölgedeki savaşın yayılma riskine dikkat çeken Yılmaz, “Bölgeye yayılma riski her geçen gün artıyor, bir noktada sonlandırılacağını temenni ediyoruz” dedi. ABD’nin olası bir kara harekâtı konusunda, “Yapmamasını temenni ederiz. Savaşı uzatır ve maliyeti artırır” değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı’nın kritik önemini hatırlatan Yılmaz, “Hürmüz dünya petrolünün yüzde 20’sinin sevk edildiği bir boğaz. Sıvılaştırılmış doğalgazın yüzde 25’i de bu boğazdan sevk ediliyor. Buranın işlememesi dünyada ciddi alarm oluşturuyor” şeklinde konuştu.

“Terörsüz Türkiye” sürecinin kıymetini vurgulayan Yılmaz, “Bölgemiz adete bir ateş çemberi. Emperyal hevesler var. İnsanları karşı karşıya getirmek isteyenler var. Bu savaş sadece bombalarla yapılmıyor. İdeolojik bir savaş var” dedi. Ekonomik direnç konusunda ise Yılmaz şunları söyledi: “Makro ekonomik temellerimiz sağlam. Bütçe açığımız deprem etkilerine rağmen, yüzde 3’ün altında geldi geçen yıl. Bankacılık sistemimiz güçlü ve sağlam. Merkez Bankamızın rezervleri oldukça iyi konumda.” Enerji arz güvenliği hakkında da açıklama yapan Yılmaz, “Türkiye coğrafi konumu gereği kaynak çeşitlendirme imkânı olan bir ülke. Türkiye arz sorunu yaşayacak bir ülke değil” ifadelerini kullandı. Stokların yeterliliğine de değinerek, “Hiçbir yerden tedarik etmesek de tabii ki. Stoklarımız var… Tuz Gölü’nün altında doğalgaz stoklarımız var” dedi.