Fatma Solmaz, Damadı İçin 15 Kilo Verip Böbreğini Bağışladı
Manisalı Şeref Ardil’in uzun süredir devam eden sağlık mücadelesi, kayınvalidesinin olağanüstü bağışıyla yeni bir yön kazandı. 2000’li yılların başında yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği teşhisi alan Ardil, 2005’te diyaliz tedavisine başladı. 2009’da kadavradan yapılan nakille sağlığına kavuşan Ardil için 2024 yılında bu böbreğin de işlevini yitirmesiyle zorlu süreç yeniden başladı. 18 aylık diyaliz sonrasında umut, 30 yıllık eşi Nurşen Ardil’in annesi Fatma Solmaz’tan geldi. Solmaz, damadına böbreğini bağışlama kararı aldı. 24 Mart’ta Acıbadem Kent Hastanesi’nde Uzm. Dr. Işık Özgü liderliğindeki geniş bir ekip tarafından gerçekleştirilen nakil başarıyla tamamlandı. Ameliyattan sadece 3 gün sonra taburcu olan Fatma Solmaz, sağlıklı bir şekilde evine döndü.
‘HİÇ AĞRIM, ACIM YOK’ diyen Fatma Solmaz, duygularını şöyle paylaştı: “O zaman kadavradan çıktı. Şimdi böbrekleri yine iflas edince gönüllü olarak böbreğimi vermek istedim. Damadım çok zorluklar yaşadı. Diyalize girmek çok zor. Ben onu öyle görünce çok üzülüyordum. Ameliyattan hiç korkmadım. ‘Allah’ın verdiği canı Allah alacak’ dedim. Beni örnek alıp, herkes korkmadan, çekinmeden organ bağışında bulunsun. Hiç ağrım, acım yok. Yavrularım mutlu olsun istedim.”
‘DAMADIMIN ACI ÇEKMESİNE DAYANAMIYORDUM’ ifadelerini kullanan Solmaz, nakil için önemli bir kişisel mücadele de verdi. Vücut kitle endeksi nakil için uygun olmayan Solmaz, 9 ay boyunca sıkı bir diyet ve yürüyüş programı uygulayarak 89 kilodan 74 kiloya düştü. “Ben köylüyüm, ekmeği severim ama yemedim. Damadımın acı çekmesine dayanamıyordum” diyerek kararlılığını gösterdi.
Kendisine ‘Anne’ diye hitap ettiği kayınvalidesine minnettarlığını dile getiren Şeref Ardil ise, “İlk 2000 senesinde rahatsızlandım, 2005’in Mart ayında diyalize başladık. 2009’da organ listesine yazıldık, orada bir kadavradan çıktı. Ondan evvel annem dedi ki, ‘Oğlum uğraşma böbreğimi vereyim ben.’ ‘Yaşım genç yazılalım’ dedim. Kadavradan yapılan nakil 2024’ün 10’uncu ayına kadar beni idare etti. Annemle yaklaşık 10 aydan beri hastaneye gelip gidiyoruz. Doktorlarımız sayesinde nakil olduk. Mutluyuz” şeklinde konuştu.
‘BENİ YENİDEN SAĞLIĞIMA KAVUŞTURDU’ diyen Ardil, 30 yıllık evliliği boyunca kayınvalidesiyle hiç sorun yaşamadığını belirterek, “Öz annemi 2017’de kaybettim. Kayınvalidem beni yeniden sağlığıma kavuşturdu, ona ne kadar teşekkür etsem az” ifadelerini kullandı.
Operasyonu değerlendiren Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, ‘BU BİR GÖNÜL İŞİDİR’ diyerek süreci şöyle özetledi: “Hastamızın aslında uzun süreli bir böbrek yetmezliği var. Daha önceden bir kadavradan da nakil olmuş. Fakat bir süre sonra o böbrekte artık fonksiyon bozukluğu meydana geldiği için tekrar diyalize dönmüş. Dolayısıyla tekrardan bir nakil olması ya da haftada 3 gün hemodiyalize devam etmesi gerekiyordu. Bu süreçte de öncelikle ailesinde canlı verici var mı, araştırma yapılıyor. Fakat aile içinde kendisine uyumlu ailesinden başka biri olmadığı için en uygun kayınvalidesi olarak gönüllü oldu. Kanuni açıdan 4’üncü derece akrabalarınız ya da eşinizin 4’üncü derece akrabalarının donör olabiliyor. Ama tabii gönüllülük derseniz kimse insanın annesi gibi olmaz deniyor ama böyle çok güzel gönüllü kayınvalideler de var. Nadiren de olsa bunlarla karşılaşıyoruz. Vericimizin kilo vermesi gerekiyordu. Yaşını göz önüne alınca şüphe duymuştuk ama o büyük bir azimle 15 kilo verdi. Bu, tam anlamıyla bir gönül işidir. Tıbbi olarak kayınvalide ile damat arasında nakil yapılmasında kanuni bir engel yoktur; önemli olan gönüllülüktür.”
