Fatih’te Başlayan Suç Kariyeri ve ‘Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum’ Çetesi
1977 yılında Siirt Kurtalan’da dünyaya gelen Naci Yılmaz, 1990’lı yıllarda ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Hemşehrilerinin yoğun olarak bulunduğu Fatih, Kadınlar Pazarı’nda bir büryan kebapçısında komi olarak işe başladı. Kapkaç olaylarının yaygın olduğu o dönemde, bir kapkaççıyı yakalayıp esnafa teslim etmişti. Ancak kısa süre sonra kendi suç örgütünü kurarak gasp ve kapkaç eylemlerine başladı. Çetesindeki bazı kişiler henüz 18 yaşına bile girmemişti. Örgüt üyelerinin kolundaki üç nokta dövmesi, ‘Görmedim, duymadım, bilmiyorum’ anlamına gelen sembolleriydi.
Haraç, Cinayet ve Rekabet: Siirtli Naci’nin Yükselişi
Kısa sürede Fatih ve Eminönü bölgesinde ‘Siirtli Naci’ ismiyle korku salan Yılmaz, hedef seçtiği esnaftan haraç topluyor, ödemeyenlerin işyerlerini kurşunlatıp dövüyordu. Turistler ve bankamatikten para çeken vatandaşlar da çetenin kurbanları arasındaydı. Günlük kapkaç gelirlerini aynı gün harcayan örgüt, daha sonra Aksaray’daki gece kulüplerine yöneldi. Buraları da kurşunlayarak haraç almaya başladılar. Eskişehir’de işlenen bir cinayette adı geçen Yılmaz, bazı çetelerle rakip olurken bazılarıyla da müttefiklik kurdu. Özellikle Tarlabaşı bölgesindeki Fırat Delibaş ile inişli çıkışlı bir ilişkileri vardı.
İlk Operasyon ve Çarpıcı İfade: ‘Kendi Çetemi Kurdum’
2004 yılının Ocak ayında düzenlenen ilk büyük operasyonda Siirtli Naci, 47 adamıyla birlikte gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında bir özel hastanenin başhekimi de bulunuyordu. ‘Bunalıma giren’ Naci Yılmaz, kendini vurarak yaralanmış ve adamları tarafından götürüldüğü özel hastanede tedavi olduktan sonra ayrılmıştı. Ancak hastane bu durumu polise bildirmedi. Olayın ardından bölgede Siirtli Naci’ye karşı ‘etkisiz’ kaldığı gerekçesiyle 60 polis memuru İstanbul dışına sürüldü. İstanbul Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadede suç kariyerine nasıl başladığını şu sözlerle anlattı: “Komilik yapıyordum, işten çıkarıldım. Ben de adamlarımı toplayıp kendi çetemi kurdum. Çetede herkesin ayrı bir görevi vardı. Maç günleri stat önleri, gece kulüpleri hedefimizdi.”
67 Yıl Hapis ve Küresel Uyuşturucu Ağı
Dört yıl süren yargılama sürecinin ardından 2008 yılında 67 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bir şekilde tahliye olduktan sonra izini kaybettiren Yılmaz, yıllar sonra Latin Amerika’dan Avrupa’ya, İran’dan Balkanlar’a uzanan küresel bir uyuşturucu taciri olarak yeniden ortaya çıktı. Brezilya, İspanya, Hollanda, Yunanistan, Karayipler, İran, BAE ve daha birçok ülkede geniş bir ağ kuran Yılmaz, Türkiye’de ‘Siirtli Naci’ olarak bilinirken Amerikalılar tarafından ‘Speedy (Hızlı) Naci’ lakabıyla tanınıyordu. ‘Büyük Baron’ Örfi Çetinkaya’nın ölümüyle oluşan boşlukta kızışan rekabetin baş aktörlerinden biri haline geldi.
Beşiktaş’tan Çekilen Fotoğraf ve Son Olay: Avukat Cinayeti
Kırmızı bültenle dünya çapında aranan Naci Yılmaz’ın bugüne kadar basına yansıyan tek görüntüsü, 2005 yılında ‘Siirtli Naci’ kapkaç çetesi suçundan Beşiktaş’taki özel yetkili mahkemelerde yargılandığı dönemde çekilen puslu bir fotoğraftı. İlk suç ağını kurduğu sokaklarla bağını hiç koparmayan Yılmaz, İstanbul’da tehdit, haraç, cinayet gibi birçok suça karışan sokak çetelerini kendine bağladı. Bu yılın Ocak ayında Atlantik Okyanusu’nda bir gemide ele geçirilen 10 ton kokainle gündeme gelen Yılmaz, en son en büyük rakiplerinden birinin avukatının öldürülmesiyle yeniden gündeme oturdu. İspanya’da yakalanıp serbest bırakılan Naci Yılmaz, şu anda ‘kırmızı bülten’ ile tüm dünyada aranıyor.
