MEF Üniversitesi ve İstanbul İnşaatçılar Derneği işbirliğiyle düzenlenen ‘İstanbul ve deprem’ konulu konferansta konuşan Yerbilimci ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Marmara girişinden Tekirdağ’a kadar uzanan 160 kilometrelik fay hattının önemine dikkat çekti. Görür’ün uyarısı şöyle: “1912’deki Şarköy depreminde bu fay hattının kırıldığını tespit ettik. Bu nedenle bu bölgenin deprem üretmeyeceğini söyleyebiliriz, bu olumlu bir haber. Ancak Yeşilköy açıklarından Adalar’ın güneyindeki faya kadar uzanan hat İstanbul’da deprem riski taşımaktadır.”
Avrupa Yakası’nda 9 büyüklüğünde bir deprem yaşanması durumunda nelere dikkat edilmesi gerektiğine de değinen Prof. Dr. Naci Görür, şunları belirtti: “Eğer bahsettiğim iki fay aynı anda kırılırsa İstanbul’da büyük çapta bir deprem meydana gelecektir, kesinlikle 7’den büyük bir deprem olacaktır. Şehrin yeraltı suyunun bulunduğu birçok noktası ve deprem dalgalarının hızları da büyük önem taşımaktadır. Anadolu Yakası, zemin yapısı açısından avantajlı konumdadır çünkü daha güçlü bir yapıya sahiptir. Ancak, depremin etkisinin en yoğun hissedileceği alanlar arasında Avrupa Yakası yer almaktadır. Tarihi Yarımada’dan Silivri’ye kadar olan ilk 10-15 kilometrelik alan, depremin en fazla etkilediği bölgeler arasında olduğu için 9 şiddetini hissedecektir.”
