Raftan İndirilen Dosyada Çarpıcı Deliller Ortaya Çıktı
Marmaris’te 28 Mart 2023’te hayatını kaybeden nakliyeci Abdullah Uslu’nun ölümüyle ilgili yeniden başlatılan soruşturmada, ilk etapta “silahını beline takarken kazara kendini vurdu” şeklinde açıklanan olayın aslında bir cinayet olabileceğine işaret eden önemli delillere ulaşıldı. Maktulün kızı Aylin Kızılca’nın itirazı üzerine dosya yeniden ele alındı ve Muğla 1. Sulh Ceza Hâkimliği, daha önce verilen takipsizlik kararını kaldırdı. Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yeni soruşturmada tanıklar tekrar dinlendi ve yapılan teknik incelemeler, ilk senaryoyla tamamen çelişen bir tabloyu ortaya çıkardı.
Şüpheli İfadeler ve Bilirkişi Raporu Dosyayı Değiştirdi
Olay günü evde bulunan kişilerin ifadeleri arasında ciddi çelişkiler tespit edilirken, bilirkişi raporu bu ifadelerin gerçekle uyuşmadığını ortaya koydu. Maktulün eşi Suna Uslu ile komşuları Hanife ve Ergin Ayaydın, dosyada şüpheli olarak yer aldı. 18 Nisan 2023 tarihli kriminal rapor, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi. Rapora göre, silahın düşme veya çarpma sonucu ateş alması mümkün değildi. Bu tespit, “silah düştü patladı” iddiasını çürüttü ve dosya resmen cinayet soruşturmasına dönüştü. Olay yeri incelemesinde kapı yanında bulunan mermi izi, “havaya ateş edildi” iddiasını geçersiz kılarken, cesedin arkasında bulunan 2 boş kovan dikkat çekti. Bilirkişi raporu, “Masada otururken havaya ateş edildi” iddiasının fiziken imkânsız olduğunu belirtti. Adli Tıp incelemesi ise Abdullah Uslu’nun 20-40 cm mesafeden vurulduğunu ortaya koyarak kaza ihtimalini tamamen ortadan kaldırdı.
Kayıp Kamera ve Telefon Dinlemeleri: Planlı Cinayet Şüphesi
İlk tutanakta “bozuk” olduğu belirtilen güvenlik kamerası cihazı, şüphelilerle bağlantılı bir adreste bulundu. Olay gününe ait kayıtların cihazda olduğu belirlenirken, görüntülerin açılamaması üzerine cihaz Emniyet Siber Suçlar birimine gönderildi. CMK 135 kapsamında yapılan telefon dinlemelerinde ise şüpheliler arasında geçen dikkat çekici konuşmalar dosyaya girdi. “Senin bir ifaden onu yakar… Kendiniz öldüreceksiniz adamı ya. En azından profesyonel katil demezler” şeklindeki ifadeler, olayın planlı olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Soruşturmada ayrıca, olaydan sonra Suna Uslu’ya ait bazı taşınmazların Hanife Ayaydın’ın kızı Aslı Tetik üzerine devredildiği tespit edildi.
Eşin Yeni İfadesi Soruşturmada Kırılma Noktası Oldu
Maktulün eşi Suna Uslu’nun savcılıkta verdiği yeni ifade, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi. Uslu, önceki ifadelerinin doğru olmadığını ve Hanife Ayaydın tarafından yönlendirildiğini kabul ederek olay sırasında bir boğuşma yaşandığını itiraf etti. Ayrıca önceki avukatının kendisini yanlış yönlendirdiğini iddia eden Uslu, “Böyle ifade vermezsen katil diye içeri atılırsın dedi” sözleriyle avukatını azletti. Bunun üzerine savcılık, Abdullah Uslu’nun eşi Suna Uslu, komşuları Ergin Ayaydın ve eşi Hanife Ayaydın ile Yüksel Kartal’ı gözaltına alarak yeniden ifadelerini aldı. Yapılan işlemler sonucunda Suna Uslu ve Hanife Ayaydın tutuklanırken, Ergin Ayaydın ve Yüksel Kartal adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüpheliler hakkında ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla işlem yapıldı.
