Hollanda’da Yaşayan Meryem, Ölüm Döşeğinden Camideki Huzura Uzanan Yolculuğunu Anlattı
Hollanda’nın Lahey kentindeki Kuba Camisi’nde gönüllü olarak hizmet eden Meryem, hayatını değiştiren iman yolculuğunu paylaştı. Venezuela ve Hollanda kökenli bir aileden gelen Meryem, genç yaşta anoreksiya nervoza ile mücadele etti. Hastalığın en kritik evresinde, doktorların umudu kestiği bir anda, bir arkadaşının evinde dinlediği Kur’an-ı Kerim tilaveti hayatında bir dönüm noktası oldu. Bu deneyimin ardından İslam’ı seçen Meryem, asıl adı olan “Elisa Maria” yerine, aynı anlamı taşıyan “Meryem” ismini benimsedi. Katolik bir çevrede büyüyen Meryem, çocukluğunda dindar olmasına rağmen zihnini kurcalayan sorulara cevap bulamıyordu. “Allah’ın varlığına inanıyordum ama ‘Tanrı’nın oğlu’ meselesi bana çok belirsiz geliyordu” diyerek o günleri anlatan Meryem, kilisede sorduğu sorular karşısında, “Çok fazla soru sormamalısın, sadece kabullenmelisin” yanıtını aldığını ifade etti.
Meryem, hastalığının pençesinde olduğu dönemi şu sözlerle aktardı: “Ölüm döşeğindeydim. Anoreksiya nervoza hastalığım vardı. Doktorlar beni tamamen gözden çıkarmıştı. Üç ay boyunca hiç beslenmeden hastanede kaldım. 75 kilodan 31 kiloya düşmüştüm. Durumum gerçekten çok kritikti. Sonunda doktorlar ‘Seni artık kurtaramayız. Evde mi ölmek istersin yoksa hastanede mi?’ diye sordular.” Bu umutsuz anın ardından, Afrikalı Müslüman komşularını ziyareti sırasında tanıştığı bir kişi, ona Kur’an okuyabileceğini teklif etti. Meryem, “Zaten kaybedecek bir şeyim yok, nasıl olsa öleceğim, dinleyebilirim” diyerek bu teklifi kabul etti. Okunan ayetler karşısında hissettiklerini ise, “Birden gözyaşlarım kendiliğinden akmaya başladı. O sözler kulaklarıma değil, kalbime işledi. Kalbime öyle derinden dokundu ki ağlamaya başladım. Sonra birden bayıldım” şeklinde anlattı. Bu olayın ardından uzun bir uykuya dalan ve ardından yemek yemeye başlayarak iyileşme sürecine giren Meryem, hemen Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.
Müslüman olması ailesi tarafından başlangıçta kabul görmedi. “Annem Kur’an için ‘o sihir kitabı’ dedi” diyen Meryem, ailesinin kendisini evden çıkarması üzerine, Müslüman komşularının onu evlat edindiğini belirtti. Bugün ise hem Müslüman ailesiyle bağlarını koruyor hem de öz ailesiyle görüşmeye devam ediyor. Hayatını Allah’a hizmete adayan Meryem, Kuba Camisi’ndeki gönüllü çalışmalarını sürdürüyor. “Ben neredeyse her gün camideyim. Cami benim için bir huzur yeri. Gayrimüslimler meditasyon yapar, yoga yapar. Benim huzur anım camide oluyor” diyerek camiye olan bağlılığını ifade eden Meryem, cami bünyesinde kadınlarla lahmacun günleri, kahvaltılar ve kermesler gibi birçok sosyal faaliyet düzenlediklerini de sözlerine ekledi.
