Nipah Virüsü Alarmı: Hindistan’daki Vakalar Küresel Endişe Yarattı

Dünya Sağlık Örgütü alarm verdi! Hindistan’da ortaya çıkan Nipah virüsü yeni bir pandeminin mi habercisi? Türkiye için tehdit var mı?

Uzmanlar Uyarıyor: Ölüm Oranı Yüzde 75’e Çıkabilen Virüs Pandemi Potansiyeli Taşıyor

Hindistan’ın Batı Bengal eyaletinde ortaya çıkan Nipah virüsü vakaları, dünya genelinde sağlık otoritelerini alarma geçirdi. Kalküta ve çevresinde tespit edilen vakalar arasında sağlık çalışanları da bulunuyor. Özel bir hastanede hayatını kaybeden bir hastadan bulaştığı düşünülen virüs, iki hemşirede görüldü. Bu hemşirelerden birinin komada olduğu, yaklaşık 100 yüksek riskli temaslının ise karantinaya alındığı bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Nipah virüsünü acil müdahale gerektiren öncelikli patojenler listesine ekledi. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit Savaşçı, “Nipah virüsü sıradan bir salgın etkeni olarak görülmemeli. Nipah, en ölümcül zoonotik virüslerden biridir” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti. Savaşçı, “Nipah virüsü enfeksiyonlarında bildirilen ölüm oranları yüzde 40 ile 70 arasında değişmektedir. Bu oranlar, virüsün yalnızca bulaşıcı değil, aynı zamanda son derece yıkıcı bir klinik tabloya yol açtığını göstermektedir” ifadelerini kullandı.

Belirtileri Gribi Taklit Ediyor, Beyin İltihabına Yol Açabiliyor

Hastalığın erken belirtilerinin özgül olmadığını vurgulayan uzmanlar, Nipah’ın ilk aşamada grip benzeri semptomlarla kendini gösterdiğini belirtiyor. Ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik ve bilinç bulanıklığı erken dönem işaretleri arasında yer alıyor. Prof. Dr. Savaşçı, ilerleyen evrelerde ise ensefalit (beyin iltihabı), nöbetler, solunum yetmezliği ve koma gibi hayati tehlike oluşturan tabloların gelişebildiğini aktardı. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş da, “Bu hastalığın en büyük sıkıntılarından bir tanesi ağır solunum yetmezliği dediğimiz akciğer enfeksiyonuna kadar ilerleyebilmesidir. Aynı zamanda beyin enfeksiyonuna da yol açabiliyor” şeklinde konuştu.

Meyve Yarasaları Kaynaklı, İnsandan İnsana Bulaş Riskli

Virüsün doğal taşıyıcısının meyve yarasaları olduğu biliniyor. Ancak asıl endişe, insanlar arasındaki bulaş hızından kaynaklanıyor. Prof. Dr. Savaşçı, “Nipah virüsü, hasta kişinin vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşabilir. Özellikle sağlık çalışanları ve hasta yakınları için ciddi risk oluşturur. Hastane kaynaklı yayılımlar bu virüste dikkat çekici düzeydedir” uyarısında bulundu. Doç. Dr. Diktaş ise bulaş yolunu, “Özellikle meyve yarasalarının meyvelerle ve insanlarla temas etmesi sonucu hastalık bulaşıyor. Bu temastan 4 ila 14 gün arasında hastalık tablosu ortaya çıkıyor. Bu süre 45 güne kadar uzayabiliyor” sözleriyle açıkladı.

Spesifik Bir Tedavisi Yok, Korunma Önlemleri Kritik

Nipah virüsüne karşı onaylanmış bir aşı veya özel bir antiviral ilaç bulunmuyor. Tedavi, tamamen hastanın semptomlarına yönelik destekleyici bakımdan oluşuyor. Bu nedenle korunma önlemleri büyük önem taşıyor. Uzmanlar, el hijyenine dikkat edilmesi, yıkanmamış meyve ve açık içeceklerden kaçınılması, enfekte kişilerle temastan uzak durulması ve sağlık kuruluşlarındaki enfeksiyon kontrol kurallarına sıkı uyulması gerektiğinin altını çiziyor. Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, riskli bölgelere seyahat edenler için önemli tavsiyelerde bulundu: “Virüsün olduğu ülkelere seyahat edenlerin çok dikkatli olması gerekiyor. Özellikle açıkta satılan meyveler ve meyve sularının tüketilmesi riskli olabilir… Bu bölgelere yapılan seyahatler sonrası 45 gün içinde bir semptom yaşanırsa mutlaka bir doktora görünmeli ve seyahat öyküsünden bahsederek muayene olunmalı.”

Türkiye İçin Mevcut Bir Tehdit Var Mı?

Prof. Dr. Ümit Savaşçı, mevcut verilere göre Nipah virüsünün Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmadığını ifade etti. Ancak küresel hareketlilik nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. “Türkiye’de Nipah virüsü vakası bulunmamaktadır. Ancak uluslararası seyahatler ve küresel salgın dinamikleri göz önüne alındığında, erken uyarı sistemleri ve bilimsel izleme büyük önem taşımaktadır” diyen Savaşçı, virüsün yüksek salgın potansiyeli taşıdığını da sözlerine ekledi. Doç. Dr. Diktaş da meyve yarasalarının Türkiye’de bulunmadığını ve virüsün ülkede görülmediğini teyit etti. Uzmanlar, bölgesel vakaların küresel bir tehdide dönüşmemesi için erken bildirim ve uluslararası iş birliğinin hayati olduğu konusunda hemfikir.