Bir Tarih Hazinesinin Ardından
1947 yılında Avusturya’nın Bregenz şehrinde dünyaya gelen Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kırım göçmeni bir ailenin çocuğuydu. Ailesi, “İkinci Dünya savaşının Avrupa’da doğurduğu kaostan sonra” Türkiye’ye göç etti. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi. Okul arkadaşları bürokrasi kariyeri hayal ederken, o tarih ve dil öğrenmeye olan tutkusuyla farklı bir yol çizdi. Halil İnalcık ve Şerif Mardin gibi hocalarının dikkatini çekerek akademik kariyerinin temellerini attı. Viyana Üniversitesi’nde Slav dilleri üzerine çalıştıktan sonra Osmanlı idare tarihine yöneldi. Tarih anlatımını kronolojik zincirlerden kurtarıp, kültürel ve sosyolojik detaylarla zenginleştirdi. “Dünya tarihi perspektifiyle” bakış açısını hep geniş tuttu. Topkapı Sarayı Müdürlüğü gibi önemli görevler üstlendi ve 2017’de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Ortaylı, “Gayrinizami’ bir üslubu vardı” ve anlatmaya başladığında konuyu çok geniş boyutlardan ele alırdı. Son yıllardaki bir sohbetinde, “Valla Musa duvara dayandık, bakalım ne olur” diyerek durumunu özetlemişti. Almanca, Rusça, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Farsça ve Latince bilen Ortaylı, milyonlarca insana tarihi sevdiren eserler bıraktı. Vefatının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Entelektüel kişiliği, bilgi ve birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletimizin saygısını kazanan” ifadeleriyle başsağlığı diledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise onun “milyonlara tarihi sevdiren kıymetli hocamız” olduğunu vurguladı. Gençlere verdiği bir tavsiyede, “Gelmişin bir kere dünyanın tadına bak, bitecek zaten!” demişti. Cenazesi, Fatih Camii’nde kılınacak ikindi namazının ardından Fatih Camii Haziresi’ne defnedilecek.
