Aziz İhsan Aktaş, Savunmasında Belediye Yetkililerine Yönelik Ağır Suçlamalarda Bulundu
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda önemli bir duruşmaya ev sahipliği yaptı. Duruşmaya, tutuklu sanıklar arasında yer alan görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın yanı sıra, tutuksuz sanık konumundaki Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş katıldı. Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının dinlenmesiyle devam etti.
63 ayrı eylemle suçlanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığını açıklayan Aziz İhsan Aktaş, savunmasını yapmak üzere yanında getirdiği 4 klasör belgeyle sanık kürsüsüne çıktı. Aktaş, özgeçmişinden bahsederek İstanbul’da 10 yıldır ticaret yaptığını belirtti ve şunları söyledi: “İddianamede onlarca şirkete sahip olduğum ya da akrabalarım üzerine kayıtlı şirketlerim olduğu yazılsa da yönettiğim, sahibi olduğum şirket sayısı ikidir. Yakınlarımla ticaret yapıyor muyum? Evet. Yakınlarıma ait şirketlerle ilgili fikir alışverişimiz olmuştur. Ceza yargılaması algıyla değil, delillerle yürütülür. Beraat edeceğimden eminim.”
İtirafçı olma sürecini anlatan Aktaş, bu kararı almak için 3 ay beklemesinin nedenini şöyle açıkladı: “Beni mağdur eden kişileri ortaya çıkarmak belgeleri toplamak için beklediğim bir süre oldu. Kardeşlerimin şirketlerinin ya da yakınlarıma ait olan şirketlerin hak ediş ödemeleri düzenli ödenmiyordu. Gecikmesinden dolayı şirketler ekonomik kayba uğruyordu. Bu baskılar sonucu bazı belediyelerden ödemelerimi alabilmek adına yetkililerin nakdi ve şahsi taleplerini karşılamak zorunda kalıyorduk.”
Aktaş, belediye yetkililerine yönelik olarak karşılamak zorunda kaldıkları talepleri detaylandırdı: “Bazen üst düzey belediye yetkilisinin düğünün yapıyorsunuz, sanatçı sağlıyorsunuz. Ailelerine eş dost çevresine araç tahsis ediyorsunuz, bazen belediye başkanının aracını çok fazla fiyata satın alıyorsunuz, bazen belediyenin eskiden kalan borçlarını ödüyorsunuz. Otellerde, en lüks restoranlarda ağırlıyorsunuz ama yetmiyor.” Düzenli ödemelerin ancak bu talepler karşılandığında yapıldığını iddia ederek, “Her ne kadar bazı belediye başkanları ödemelerin düzenli olduğunu dile getirseler de zaten düzenli ödeme için talepleri karşılıyorduk. Talepleri karşıladığımız için hak ediş ödemeleri düzenli yapılıyordu.” ifadelerini kullandı.
Savunmasının devamında, iddianamede yer alan paraların kimlere ve nasıl verildiğini tüm detaylarıyla anlattığını vurgulayan Aktaş, “Sayın başkanım hani diyorlar ya itirafçı değil iftiracı, ben şimdi iftiracı olmadığımı, söylemlerimin doğru olduğuna dair tüm itirafları özetleyeyim. İddianameye konu paraları ne zaman, kime, kimin aracılığıyla verdiğimi söyledim mi? Söyledim. Söylediklerimle paraları teslim alanların HTS ve BAZ kayıtları eşleşti mi? Eşleşti. Daha ne yapacağım? Paraların seri numarasını mı alacağım? Kamera kaydına mı alacağım?” dedi.
Aktaş, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın, şirketlerine ait çek ödemesi karşılığında kardeşlerinden iki araba alınmasını talep ettiğini öne sürdü. “Ayrıca kardeşlerime bu araçların kendi şirketleri üzerinden alınmaması şartını da koymuşlar. Bu iki araç alımı kardeşlerimin tanıdığı olan bir şirket üzerinden alındı. Alım dekontları dosyadadır.” şeklinde konuştu.
Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Alican Abacı’nın düğün organizasyonu ve kendisine lüks bir araç alınmasıyla ilgili iddiaları da anlatan Aktaş, “Para üçüncünü kişinin hesabından gönderildi. Organizasyon firmasının sahibinin hesabında bu görülmüştür. Ayrıca Abacı’ya lüks marka araç alındı. Bu araç F.D üzerinden alındı aynı gün Abacı’ya verildi. Aracın halen eşinin kullanımında olduğunu öğrendim. Arabaya ödenen paranın dekontları da organizasyon şirketine verilen paranın da dekontları dosyadadır.” ifadelerini kullandı.
Alacaklarının ödenmesi için yaptığı bir görüşmede ise kendisine ilginç bir teklif sunulduğunu iddia etti: “Belediye hak ediş ödemeleri yapamayacağını ancak Rıza Akpolat’ın bilgisinde hastaneyi satın alırsam hak ediş ödemesi yapılacağını söylediler. Maddi anlamda zor durumda kalmayacağımı düşünerek hastaneyi satın aldım. Ödeme yaptıktan sonra Elif LPG şirketimin 32 milyon hak ediş ödemesini yaptılar. Akraba ve kardeşlerimin ödemesini yaptılar.”
Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın seçim çalışmalarına dair iddialarını da paylaşan Aktaş, “Alican Abacı kardeşlerim ve akrabalarımdan Beşiktaş Belediyesi’nde birikmiş hak edişlerin karşılığında Çaykara’nın seçim çalışmasında kullanılmak üzere 5,5 milyon TL para ve 16 araç talep etmiştir. Bunlar teslim edilmişti. Bunlar hak ediş ödemelerini almak için verilmiştir. Yarın seçimi kazanıp kazanmayacağı da belli değil, ben neden göndereyim bunlar. Demek ki birileri bizden istiyor ki biz gönderiyoruz.” dedi.
Savunmasını, etkin pişmanlık sürecinde kimseyi ayırt etmediğini belirterek sonlandıran Aktaş, “Olanı doğru şekilde devletimin önüne serdim. Mahkeme sürecinde de aynı duruşumu koruyorum. Etkin pişmanlık ifadem yüzünden tutuklanan birçok isim oldu. Kendileri de bu yüzden bana husumet duyuyorlar. Kendi savunmalarında bana karşı iddialarda bulunuyorlar. Ancak bunlar gerçek dışıdır. Bunları kanıtlıyoruz.” şeklinde konuştu.
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile ilgili iddialarını da anlatan Aktaş, başkanın eşi Celal Tekin ile Ankara’da bir görüşme yaptığını öne sürdü. Görüşmeyi ayarlayan Burhanettin Bulut’un kendisine, “Oya Tekin ile çözülmez o konuları konuşmaz, temsilcisi Celal Tekin” dediğini iddia etti. Aktaş, Celal Tekin’e 1 milyon lirayı kadayıf kutusu içinde verdiğini belirterek, “19 Temmuz’da parayı kardeşimin evinde verdim. Kardeşimin evi Ankara’nın ücra bir köşesinde. Şoförüm oradaydı tanık olarak dinlenmeye hazır. O paraları kadayıf kutusu içerisinde götürdüm. Kendisi bana cezerye getirmişti onu şoförüme verdim. Sonra 75 milyonu kardeşlerimin hesabına gönderdiler.” ifadelerini kullandı.
