Uzmanlar, Çocukların Fotoğraflarını Paylaşmanın Pedofili Riskinden Hukuki Sonuçlara Uzanan Tehlikelerine Dikkat Çekiyor
Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in yıllar önce Instagram’da paylaştığı bir aile fotoğrafında kızlarının yüzlerini emoji ile kapatması, sosyal medyada çocuk mahremiyeti tartışmalarını alevlendirmişti. Bu hareket, platform sahibinin bile kendi servisine tam güven duymadığı şeklinde yorumlanmıştı. Siber Güvenlik Uzmanı Alev Akkoyunlu, bu konuya ilişkin olarak, “Bir içeriği silseniz bile o platformun sahibi silmiyor, başka bir alanda yedekliyor olabilir. Bazen internet ortamında paylaşılmış bir resim istenmeyen kötü niyetli kişilerin ellerine geçip çocuklarımızı suiistimal etmek için kullanılabiliyor. Daha da ötesi, şantaj ve tehdit gibi fayda sağlamak isteyen birçok olaya şahit olabiliyoruz” diyerek pedofili tehlikesinin altını çizmişti.
Günümüzde ise ebeveynlerin çocuklarının görüntülerini paylaşması, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması bağlamında yeni hukuki riskler doğuruyor. Avukat Zühal Akbel, “çocuğun üstün yararı” ilkesinin sosyal medya paylaşımlarında temel ölçüt olduğunu belirtiyor. Akbel’e göre, çocuklar reşit olduktan sonra, kişilik hakları ihlal edilmişse ebeveynlerine karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahip. Türk Ceza Kanunu’na göre, çocuklara karşı üst soy tarafından işlenen suçlarda zamanaşımı süresi, çocuğun 18 yaşını doldurduğu gün başlıyor.
Bir paylaşımın suç teşkil etmesi için mutlaka küçük düşürücü olması gerekmiyor. Avukat Akbel, “Burada bakılması gereken kişinin rızasının olup olmadığıdır. Yani kişinin rızası olmadan ses/görüntü kaydı alınması, özel bilgilerinin paylaşılması, yaşam alanının izinsiz gözetlenmesi gibi durumlarda bu suçun unsurlarının gerçekleştiğini söylemek mümkündür” açıklamasını yapıyor. Velayet hakkının sınırsız olmadığını vurgulayan Akbel, çocuğun mahremiyetini ihlal eden veya onu istismar edici nitelikteki paylaşımların, velayetin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebileceğini ve velayetin kaybına yol açabileceğini ifade ediyor.
Çocuğun görüntüleri üzerinden ticari gelir elde edilmesi durumu ise sorumlulukları katlıyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukların ekonomik sömürüden korunma hakkını garanti altına alıyor. Anayasa ve İş Kanunu da küçüklerin çalışma şartları konusunda özel koruma sağlıyor. Dolayısıyla, çocuğu bir “influencer” gibi konumlandırarak onun gelişimine zarar verebilecek şekilde kullanmak, hem Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) hem de çocuk işçiliğine ilişkin yasalar kapsamında ağır cezai ve hukuki yaptırımlarla sonuçlanabilir.
