Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu’ndan Çarpıcı Mektup Paylaşımları ve Sistem Eleştirileri

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı

Cezaevinden Gelen Mektuplar, Cezasızlık Algısı ve Rehabilitasyon Eksikliğine Dikkat Çekti

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında bir toplantı gerçekleştirdi. Komisyon Başkanı Durgut, toplantıda cezaevlerinden gelen ve suça sürüklenen çocukların deneyimlerini aktaran mektuplardan bazı bölümleri paylaştı. Durgut, “Bu mektupların birinde şu cümle dikkati çekiyor, ’17 yaşında cezaevine hırsızlık suçundan girdim. O zaman yaptıklarımın yanıma kar kaldığını sandım ama bu olaylardan toplamda 100 yılın üzerinde ceza aldım. Şu anda 26 yaşındayım.'” ifadelerini kullandı. Başka bir mektuptan, “‘O zamanlar saldıklarında çok mutlu oluyordum, keşke salmasalarmış. Suçum 150-160 olunca yakalandım. 16 yaşında cezaevine girdim.'” satırlarını aktaran Durgut, bu çocuğun parçalanmış bir aile yapısından geldiğini ve sokakta yaşamaya başladığını belirtti. Bir diğer mektupta ise, “‘İlk suçta değilse bile ikinci suçta ağır olmasa da bir yaptırım alsaydım belki çoktan ıslah olmuş, buralarda değildim. Bu haksızlıktır, adaletsizliktir.'” ifadelerinin yer aldığını vurguladı.

Durgut, bu ifadelerin iki önemli gerçeği gösterdiğini belirterek, “Birincisi, suça sürüklenen çocukların önemli bir kısmı parçalanmış aileler, sokak hayatı, madde bağımlılığı, ihmal ve istismar gibi ağır sosyal sorunların içinden geliyor. İkincisi ise çocukluk döneminde oluşan cezasızlık algısıdır” dedi. Durgut, toplumun bir yandan bu çocukların korunmasını isterken, diğer yandan “TOPLUM AĞIR SUÇLARA VERİLECEK CEZALARIN CAYDIRICI OLMASINI BEKLEMEKTEDİR” diyerek adalet beklentisi içinde olduğunu ifade etti. Hassas bir dengeye ihtiyaç olduğunu söyleyen Durgut, hem rehabilitasyon odaklı bir çocuk adalet sisteminin hem de cezasızlık algısı yaratmayan, adaleti tesis eden bir hukuk düzeninin gerekliliğinin altını çizdi.

Toplantıda sunum yapan Ankara 2 Nolu Barosu Aile Merkezi Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Saliha Sasa ise, çocuk adalet sistemine yönelik eleştirileri sıraladı. Sasa, “Çocuk mahkemeleri olsa da soruşturma süreci, tutuklama, ceza infazı çoğu zaman yetişkin sistemine benzemektedir” dedi. Sosyal inceleme raporlarının yetersizliğine ve “CEZAEVLERİNDE EĞİTİM, PSİKOLOJİK DESTEK VE REHABİLİTASYON YETERSİZ KALMAKTADIR” şeklindeki tespitine dikkat çekti. Sasa, “ÇOCUKLARIN SUÇA SÜRÜKLENMESİ YALNIZCA CEZA HUKUKU POLİTİKALARIYLA ÇÖZÜLEMEZ” diyerek, aile birliğinin korunması, ekonomik destekler ve eğitim sistemi içindeki rehberlik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ankara 1 Nolu Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Cemile Didem Karaboğa da çocuk adalet sistemindeki eksikliklere değindi. Sosyal inceleme uzmanlarının vakaları etkin bir şekilde takip edebilmesi için yeterli imkana sahip olmadığını belirten Karaboğa, “Biz bütün görüşmelerimizde, bütün koordinasyon toplantılarında aynı şeyi söylüyoruz, ciddi anlamda bir personel eksikliği var, ciddi anlamda bir fiziki imkan eksikliği var” değerlendirmesinde bulundu.